PAYLAŞ


facebook

Blog

İnsan Sevgisi

İnsan kendiliğinden, tesadüfen veya sebeplerin birleşmesiyle varolan bir canlı değil, Allah (c.c.)’ın yarattığı bir varlıktır. Kur’an’da insan yaradılış, yaradılış gayesi, görev ve sorumlulukları, üstün özellikleri, zayıflıkları vb. açılardan uzun uzun anlatılır. İnsanı tanımadan insan sevgisinden bahsetmek mümkün değildir.

İnsan, ruh ve bedenden meydana gelen, Allah (c.c.)’ın yeryüzündeki halifesi, Adem, beşer. Canlılar arasında en üstün olanı…

Kur’an bir çok yerde insanın üstünlüğünü ifade eder, insan, ahsen-i takvimde (düzgün bir şekilde, güzel bir suretin, mükemmel bir mizacın ve çeşitli duyguların sahibi, pek çok gizli kabiliyetlere mâlik ve ilahi emanetin yüklenicisi olarak) yaratılır.(1) Allah (c.c.), yarattığı kul insana, melekleri secde ettiririr, ona kendinden ruh üfler.(2) İnsanın şanını, şerefini yüceltir, güzel rızıklarla onu diğer yaratıklardan üstün tutar.(3) Allah (c.c.), üstün bir şekilde yarattığı insana sorumluluklar yükler. O, Allah (c.c.)’ın yeryüzündeki halifesidir. Göklere, yere, dağlara teklif edilen emaneti insan yüklenir.(4) O, Allah (c.c.)’a kul olmak ve O’nun kanunlarını yeryüzünde yaşamak ve uygulamak üzere verdiği sözü yerine getirme sorumluluğu ile yaratılır. Allah (c.c.)’a ibadet etmekle yükümlüdür.(5)

Allah (c.c.) insanoğlunun cahil, aceleci, zalim, zora dayanamayan, nankör, gözü doymaz, şımarık birisi olduğunu da Kur’an’da açıklar. Bu zafiyetlerine karşılık insan Allah (c.c.)’ın rızasına ulaşabilir. Çünkü insan ancak yaptığı ameller sayesinde Allah’ın rızasını kazanabilir. Bu da, Allah (c.c.)’ı ve Resulünü sevmekle olur.

İnsan, toplum içinde yaşayan bir varlıktır. Bir arada yaşamaya ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç psikolojik olduğu kadar, sosyal ve iktisadi bir gereksinimdir. Bu gereksinimler çeşitli milletlerin, farklı dinlerin, ideoloji ve sistemlerin insanlar arasında kabulünü sağlar.

Sistemler arasında farklılıklara bakılırsa, her birinin insana bakışı farklıdır. Kapitalizm; kendi sistemi içinde ferdi ön plana çıkarıp, ferdi toplum menfaatinin önüne geçirir. Bu durum insanların bencilleşmesine, çıkarları uğruna toplumu heder etmelerine yol açar. Komünizm ve Sosyalizmde ise, toplumcu bir bakış açısı öne sürülürken, ne fert ne de toplum serbest bir seçim yapabilir. Söz, toplum adına “Belirli bir yönetici” zümrenin elindedir.

Başta bu ideolojiler olmak üzere, insanoğlunun ortaya koyduğu her türlü çaba görünürde insan mutluluğu, hayatı güzelleştirme, huzur toplumu oluşturma amaçlıdır. Bu amaçla insan aklının bulduğu her ideoloji bazı isabetli kurallar koyarken bir çok yönlerden eksikliklerini de ortaya koyar. Hayatın faydalı ve huzurlu bir şekilde olmasında en büyük rolü üstlenen insanın düşünce ve davranışlarına uygun bir ölçü bulamaz.

Bir toplumda huzurun, mutluluğun olabilmesi, hayatın güzelleşmesi için, öncelikle fertlerin diğerlerine karşı iyi niyet ve samimi bir hisle yaklaşması gerekir. Bu da sevgiyle, sevmekle olur. Genelde şahsi ihtiras ve arzuların kontrolüne giren insan bunu gerçekleştiremez. İnsanoğlunun ruh ve karakterinin olgunlaştırılması ancak onun fıtrî özelliklerinin bilinmesi ile mümkündür. Bu konuda İslam, Allah (c.c.)’ın kendi yaratmış olduğu kuluna ait hayat prensiplerini içinde bulunduran, diğerlerinden farklı bir “Hayat tarzı” ortaya koyar.

 

Bu yazıyı sevdiklerinizle paylaşmak ister misiniz ?
Yazar: KaLciTum Tarih: 17 Mayıs 2012 Perşembe
 

YORUMLAR

Güvenlik Sorusu:

Henüz yorum yapılmamış