CoğrafyaDokümanlar

İstanbul Metropoliten Alanında Yaşanan Yapısal Değişim

İSTANBUL METROPOLİTEN ALANINDA YAŞANAN YAPISAL DEĞİŞİM

 İstanbul kentini belirli bölgelere ayırarak kentsel gelişimi incelendiğinde; kentin kanat alanlara doğru nasıl büyüdüğü daha açık olarak anlaşılmaktadır.

 Aşağıda verilen bölgelemede ilçe nüfusunun il nüfusu içindeki oranının zaman içindeki değişimi esas alınmıştır. Yapılan gruplama sonucunda benzer özellikler gösteren 6 bölge ortaya çıkmıştır.

 Bu bölgelerin İstanbul nüfusu içindeki oranları dağılımı  yıllara göre incelendiğinde; İstanbul Metropoliteninin eski kenti ve Boğaziçi yerleşimlerini oluşturan 1 ve 2. Bölgelerin doyum noktasına ulaştığı ve nüfus büyüklüklerinin İstanbul nüfusu içindeki oranlarının azaldığı, buna karşın 3, 4, 5 ve 6. Bölgenin –farklı büyüme hızlarında- sürekli artış içinde olduğu görülmektedir.

Tablo 2: İstanbul Nüfusunun Gelişme Bölgeleri ve Yıllara Göre Oransal Dağılımı

          İstanbul nüfusu içindeki oranı
  İLÇELER

1970

1980

1990

1997

2000

1. Bölge Fatih, Eminönü, Beyoğlu, Şişli, Eyüp, Beşiktaş, Üsküdar, Kadıköy.

55,0

45,0

34,0

28,3

25,8

2. Bölge Sarıyer,  Beykoz.

4,8

4,5

4,6

4,6

4,6

3. Bölge Bakırköy, Zeytinburnu, Güngören, Bahçelievler,  Maltepe, Kartal.

14,6

18,1

21,2

20,3

19,5

4. Bölge Avcılar, K.Çekmece, B.Çekmece, Çatalca, Silivri, Pendik, Tuzla.

8,4

10,4

14,5

17,0

19,1

5. Bölge Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Esenler, Kâğıthane.

14,5

17,3

19,6

22,2

23,0

6. Bölge Belde belediyeleri, Ümraniye, Sultanbeyli.  

3,4

7,0

7,6

7,9

İSTANBUL  

100

100

100

100

100

Sanalsinif.net | istanbul harita
Sanalsinif.net | istanbul harita

Harita 1: İstanbul’un büyüyen ilçeleri

 İstanbul Metropoliten Alanı’nın ülke nüfusu içindeki oranı 1970 yılından 2000 yılına kadar olan 30 yıllık dönemde % 6,3 oranında artarak % 15’e çıkmıştır. Bu artış 1940’dan sonra hızlanarak artmıştır. İstanbul nüfusunun Marmara Bölgesi içindeki oransal artışı da Türkiye genelindeki artışa paralel bir eğilim göstermektedir. 1970 yılından günümüze artış oranı % 11’dir. İstanbul 1980 yılından itibaren Marmara Bölgesi nüfusunun yarısından fazlasını oluşturmuktadır.

İstanbul’un Türkiye nüfusu içindeki gelişimini incelediğimizde ise aşağıdaki tablo ile karşılaşmaktayız:

Tablo 3: İstanbul İlinin 1970’den Günümüze Nüfus Gelişimi

 

İSTANBUL NÜFUSU

TÜRKİYE NÜFUSU

İST./      TR  %  ORANI

İST. / MAR. % ORANI

YILLAR

İSTANBUL TOPLAMI

DOĞU YAKASI

DOĞU NÜFUS ORANI %

BATI YAKASI

BATI NÜFUS ORANI %

1970

3.019.032

695.094

23,0

2.281.249

75,6

35.605.000

8,5

44,2

1975

3.904.588

1.029.184

26,4

2.820.388

72,2

40.437.279

9,7

48,4

1980

4.741.890

1.401.710

29,6

3.264.393

68,8

44.736.957

10,6

50,3

1985

5.842.985

1.810.725

31,0

3.914.215

67,0

50.664.458

11,5

52,7

1990

7.309.196

2.460.916

33,7

4.734.857

64,8

56.473.035

12,9

55,0

1997

8.711.755

3.450.928

37,5

5.747.890

62,5

62.810.111

13,9

54,5

2000

10.018.735

       

67.823.907

14,8

57,7

İstanbul’un Türkiye nüfusu içindeki büyüklüğünün artması yanında; ülkemizde en yoğun sanayileşme-kentleşmenin olduğu Marmara Bölgesi içinde de hızla büyüklüğünün artması, İstanbul’un metropol ölçeğinde değil, hala kent ölçeğindeki hızlı büyümesinin devam ettiği ortaya çıkmaktadır.

Tablo 4: İstanbul Nüfusunun 1985 ve 1990 Yıllarında; Metropol, İl, Büyükşehir ve Kentli Nüfus Olarak Artış Oranları

                      YILLAR 

1985

1990

1997

YILLIK ORT. ARTIŞ %

B.ŞEHİR NÜFUSU

5.475.982

6.620.241

8.321.230

4,3

KENTLİ NÜFUS

5.560.908

6.753.929

8.506.026

4,4

İL NÜFUSU

5.842.985

7.309.590

9.198.809

4,7

İstanbul’un kent olarak hızla büyümesinin yanında 1990 yılındaki büyükşehir,  kent nüfusu, il, metropol nüfus artışlarına bakıldığında bu değerlerin 1985 nüfus değerlerinden farklı olduğu görülmektedir. Bu değişimler İstanlbul’un il sınırları içindeki büyümesinin, giderek kentin kanatlarına yayıldığını göstermektedir. Bu aşamadan sonra, gelecek evrede ketsel alanın büyümesi, kentin kırsal kesimlerindeki nüfus artışı sonucunda kentsel alanın büyümesi, kentsel alanda yoğunluk artışı ve Gebze-Silivri hattı dışında yoğun bir konut-işyeri uzantısının İstanbul yerleşik alanına eklenmesidir.

1982 Anayasası’nın 127. maddesinde, önceki anayasalarda bulunmayan “Büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimleri getirilebilir” hükmü ile özel yönetim biçimlerinin düzenlenmesine olanak sağlanmıştır.

1984 yılında 2972 sayılı Yerel Seçimlere ilişkin yasa, merkezdeki belediyenin sınırları içinde birden çok ilçe bulunan illerde, birer anakent meclisi ve ilçelerde de birer ilçe belediye meclisi oluşturulmasını öngörmüştür. Yerel seçimlerle ilgili yasadan sonra, 195 sayılı KHK ile düzenlenmiş, daha sonra büyükşehir belediyelerinin yönetimine ilişkin 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır.

Yerel yönetimlerle ilgili 1988 yılında çıkarılan 335 sayılı KHK ile bir değişiklik yapılmış, anakent belediyesi sınırları içinde, ilçe belediyeleri yanı sıra, yeni belediyeler –belde belediyeleri-kurulmasına olanak sağlanmıştır. Belde belediyelerinin kurulması için, anakent belediye meclisinin kararı, il idare kurulunun uygun görüşü ve İçişleri Bakanlığı’nın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu’nun karar vermesi gerekmektedir. Yeni kurulan belediyenin birden çok ilçenin yönetimsel sınırları içinde olması durumunda, Bakanlar Kurulu kararıyla ayrıca ilçe sınırlarının da yeniden düzenlenmesi gerekir.

Büyükşehir Belediyesi Kanunu 2004 yılında yeniden ele alınarak (Kanun No:5216, RG: 23.7.2004) yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin İstanbul için en önemli yanı il sınırının Büyükşehir Belediye sınır olarak belirlenmesi ve belde belediyesi statüsünün kaldırılarak tüm ilin Büyükşehir çatısı altında toplanmasıdır.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı