2028 YKS ve LGS’te Soru Modeli Değişiyor: Şimdiden Ne Yapmalı
Bu yazı zamanla güncellenecek
Bakanlığın 2028 soru modeli açıklamasına dayanmaktadır. Ayrıntılı resmî duyurular çıktığında bu yazı güncellenmelidir.
En güncel yazılar için anasayfaya bakabilirsiniz.
Eğitim sisteminde en çok yanlış anlaşılan konulardan biri şu: 2028’de sınav sistemi değişecek mi? Cevap net: hayır. Ne LGS’nin adı, süresi veya soru sayısı değişiyor, ne de YKS’nin. Değişen tek şey, soruların nasıl hazırlanacağı.
Resmî açıklama ne diyor?
Millî Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM iş birliğiyle hazırlanan yeni soru modeli, 2028’de uygulamaya girecek. Açıklanan üç nokta var:
Sistem değişmiyor. Çoktan seçmeli yapı korunuyor. Ad değişmiyor, süre değişmiyor, soru sayısı değişmiyor.
Soru modeli değişiyor. Sorular, bilgiyi hatırlamaktan çok bir bağlam içinde kullanma becerisini ölçecek. Bakanlığın ifadesiyle “beceri ve bağlam temelli” sorular.
Zamanlaması 2028. Çünkü yeni modelle eğitim gören öğrenciler ilk kez 2028’de merkezi sınavlara girecek.
Bu, 2026 ve 2027’de sınava girecek öğrenciler için doğrudan bir rahatlama: şu an sınava çalışan 11’inci sınıflar ve 2027’de sınava girecek 12’nci sınıflar, mevcut soru modeliyle sınava girecek.
2026 ve 2027 için değişen bir şey yok
Bu ayrım sık karıştırılıyor. Net olmak gerekirse: Maarif Modeli’ne geçen 9, 10 ve 11’inci sınıflar 2026, 2027 ve 2028’de sınava girecek. Ama sınavın soru modeli, bu öğrenciler için 2028’e kadar değişmiyor. Yani Maarif Modeli ile okuyan bir öğrenci şu an tam olarak eski tip sorularla sınava girecek.
Bu, “yeni müfredatta okuyan bir çocuk eski sınavla baş edemez” anlamına gelmiyor. Tam tersi: Bakanlık, okullardaki değerlendirmelerin yavaş yavaş yeni soru tipine uyum sağlaması için iki yıllık bir geçiş süresi bırakmış oluyor.
“Bağlam temelli soru” tam olarak ne demek?
En anlaşılır tanımı, klasik soru ile yeni tip soru arasındaki fark üzerinden vermek gerekiyor.
Klasik tip: “Elde kalan araç sayısı ile arabanın çalıştığı süre arasındaki ilişki nedir?” Öğrenci formülü hatırlamak, yerine koymak ve sonucu bulmak zorundadır.
Bağlam temelli tip: Bir aile, bir arabanın yakıt tüketimini ve yıllık masrafını konuşuyor. Yazıda giderler, alınan yol, aracın ortalama tüketimi veriliyor. Soru şu: “Bu aile yılda kaç litre yakıt harcıyor, aylık yakıt gideri ne kadar, hangi durumda masrafı düşürmek mümkün?”
Fark açık: ikinci soruda öğrenci önce hangi bilginin gerektiğini kendisi seçiyor, sonra formülü uyguluyor. Bilgiyi hatırlamak yetmiyor, hangi bilgiye ihtiyaç olduğunu fark etmek de ölçülüyor.
Bu tip sorular zor görünüyor, ama aslında öğrenciye düşen yükü azaltıyor: öğrenci ne sorulacağını önceden bildiği için o soruya odaklanır. Yeni modelde kaybettikleri şey, odaklanma imkânı.
Şimdiden ne yapılabilir?
2026 ve 2027 sınavına hazırlananlar için zorunlu bir değişiklik yok. Ancak 2028’e kadar olan iki yıl, bu alışkanlığı yerleştirmek için en uygun zaman.
Soru çözümünde üçüncü adımı ekleyin. Her sorudan sonra şu soruyu sorun: “Bu bilgiyi burada kullandım, başka nerede kullanılır?” Bu tek soru, yeni modelin tam olarak ölçtüğü şeyi çalıştırıyor.
Tablo ve grafik okumayı alıştırın. Veri yorumlama, hem 2028 sınavlarının hem de günlük hayatın temel becerisi. PISA 2025’te ilk kez ölçülen hesaplamalı problem çözmede Türkiye OECD ortalamasının altında kaldı; bu, pratik alıştırmayla güçlendirilebilecek bir alan.
Metin üzerinden soru çözün. Sınavda yarısından fazla sorunun metin, tablo veya görsel içermesi bekleniyor. Uzun metin okumaktan kaçınan öğrenciler için bu pratik bir sorun.
Neden sonuca bakmayın. Yanlış çözülen sorunun şıkkına bakıp geçmek yerine, doğru cevabın hangi gerekçeyle geldiğini bulmak. Bu, yeni modelin değerlendirme mantığını öğrenmenin en ucuz yolu.
Veliler için çerçeve
Bu konuda en yaygın iki hata var: birincisi “sınav sistemi kaldırılıyor” söylentisi, ikincisi de bunun tam tersi, ciddiyetsiz kalıp göz ardı edilmesi.
Gerçek şu: 2026 ve 2027’de her şey eskisi gibi. 2028’de de sınav eski yapısını koruyor; yalnızca sorular daha çok düşünme gerektirecek. Bu, kötü bir haber değil. Çünkü sınavın ölçtüğü şey, öğrencinin öğrendiğini değil, öğrendiklerini kullanabilmesini istemek demek. Hazırlığı buna göre yapan bir öğrenci, sınavda yalnızca daha uzun bir metin okumak zorunda kalmıyor; aynı zamanda okuduğunu ne işe yarayacağını bilmek gibi bir kazanç elde ediyor.
















Yorum gönder