Şiddet ve Başa Çıkma Yolları – Aile Eğitim Semineri

siddet ve basa cikma yollari aile egitim semineri

Şiddet ve Başa Çıkma Yolları – Aile Eğitim Semineri

Aile içi şiddet, kimsenin işi değildir; ama herkesin sorumluluğudur. Sık söylenen bir cümledir bu, ama “sorumluluk” kavramı somutlaşmadığı için çoğu zaman havada kalır. Bu yazıda aile içi şiddetin ne olduğunu, neden normalleştirildiğini, mağdurun ne yapabileceğini ve çevredeki insanların nasıl yardımcı olabileceğini ele alıyoruz.

Bu konuda yazmak zor çünkü gerçek mağdurların hikâyesini istismar etmeden anlatmak gerekiyor. Aşağıdaki bilgiler genel kamuoyu içindir; somut bir durumda profesyonel yardım alınmalı.

Aile içi şiddet nedir?

Yasal tanım şudur: Aile içi şiddet, aile veya aynı hanede yaşayan kişiler arasında, fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik olarak yapılan ve mağduru iradesinden mahrum bırakan her türlü davranıştır. Dört ayrı kategori vardır ve sınavlarda hep karıştırılır:

  • Fiziksel şiddet: İtme, vurma, boğma, silahla korkutma. En görüneni bu, ama en sık olanı değil.
  • Cinsel şiddet: Rıza olmadan yapılan her türlü cinsel davranış. Evlilik içi olması durumu değiştirmez.
  • Ekonomik şiddet: Parasal kontrol, evden çıkarma, çalışmayı engelleme. “Parayı neden vermiyorsun?” sorusunu hiç sorulmaması gereken bir soru.
  • Psikolojik şiddet: Küçümseme, tehdit, hakaret, telefonunu kontrol etme, arkadaşlarını izole etme. Sessizdir ve genellikle en çok zararı o verendir.

En tehlikeli tür: kontrollü şiddet

Aile içi şiddet sıçrayan bir olay değildir. Genellikle bir eskalasyon döngüsü içinde ilerler:

Gerginlik dönemi. Mağdur sıkıntılı, tedirgin, sürekli hata arıyor gibidir. Bu dönem haftalar sürer.

Patlama dönemi. Olay olur. Bazen bir laf, bazen bir bira, bazen hiçbir şey.

Pişmanlık dönemi. Fail özür diler, ağlar, hediye alır. Mağdur bağışlar. Burada herkesin durduğu yer genellikle budur.

Dönüm noktası. İlk kez bir soru sorulur: “Bir daha olursa ne olacak?”

Ayırılma süreci. Fail şiddeti artırır. Uzmanların buna verdiği isim göçürülmüş şiddet. Yani mağdur ayrılmaya karar verdiği anda risk en yüksek seviyeye çıkar.

Bu döngüyü bilmek hayati önem taşır. Birçok mağdur ilk olaydan sonra ilişkiyi bitirmeye çalışır ve başarır. Başaramayanlar genellikle birden çok döngü yaşamıştır.

“Kendi evim, kendi kuralım” söylemi

Bu söylem en sık duyulan ve en çok tartışılanıdır. Gerçekçi olmak gerekirse: “Kendi evim kendi kuralım” ifadesi, şiddetle başa çıkma değil, şiddeti meşrulaştırma aracıdır.

Karşı tarafın da haklı olduğu noktalar var. Yani sorun sadece “biri ezik, biri zalim” değil; iki tarafın da payı olabilir. Psikologların “döngüsel şiddet” tanımı bu yüzden önemlidir: Şiddet karşılıklı olabilir, ama bu hiçbir zaman şiddeti meşru kılmaz.

Yasal durum net: Türkiye’de aile içi şiddet suçtur. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı, uzaklaştırma kararı ve barınma sağlanması mümkündür. Uzaklaştırma kararı verilirse fail 15 gün boyunca eve giremez; ihlal ederse 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Konuşulması gereken şey: Bu kanun 2012’de yürürlüğe girdiğinde başvuru sayısı düşük kalıyordu, çünkü yasanın varlığını bilen az sayıdaydı. Bugün eğitim gerektiren konu bu: Kanun var, kimse bilmiyor.

Mağdur ne yapabilir?

En çok sorulan soru bu. Somut adımlar, sırasıyla:

1. Güvli bir yere gidin. Evden ayrılacaksan nereye gideceğiniz önceden belli olmalı. Arkadaş, akraba, kadın konaklama merkezi. Gece yarısı, kapıyı çalarak gitmek en tehlikeli yöntemlerden biridir.

2. 183’ü arayın. ALO Sosyal Destek Hattı, 24 saat ücretsizdir. Kadın konaklaması başvurusu, hukuki destek ve barınma yönlendirmesi yaparlar. Telefon kaydı tutulmaz, kimliğinizi söylemek zorunda değilsiniz.

3. Kolluk kanalını kullanın. Karakola gitmek zorunda değilsiniz, 155 numaralı ihbar hattını arayabilirsiniz. Ancak bilinmesi gerekir: Kolluk kanalına başvurduğunuzda olay yeri muayenesi yapılabilir. Bu mağduru ikinci kez travmatize edebilir. Bu yüzden sıralama önemlidir: Önce barınma, sonra hukuki destek.

4. Belge biriktirin. Çağrı kayıtları, mesajlar, fotoğraflar, hastane kayıtları. Sonradan kanıt gerektiğinde işe yarayan belgelerdir. Telefonunuzdan silmeyin.

5. Güvenli iletişim kurun. Fail telefonunuzu kontrol ediyorsa, değiştirin. Tercihan satışından alınan, sizin bilmediğiniz bir hat en iyisidir.

Çevredeki insanlar ne yapmalı?

Bu soru sık atlanır ama belki de en önemlisi bu. Aile içi şiddete tanık olan herkes bir şekilde sorumludur — ama “tanık olmak” ile “kurban olmak” arasındaki dengeyi bilmek gerekir.

Kural basit: Yalnız kalın, sorun değil. Üçüncü kişiyi araya katın.

Dört adım öneriyorum:

1. Yargılamayın. “Neden o kadar dayanıyor?”, “Çocuklar için çeksin artık” gibi cümleler mağduru yalnızlaştırır. Mağdurun iyi niyetli olduğu konusunda şüpheniz olsa bile, ifadeyi seçin.

2. Kapıyı açık tutun. “Bir gün kalabilir misiniz?” teklifi, çoğu zaman kararın verilmesini sağlar. Barınma evi bulmak zordur, destek vermek kolaydır.

3. Kayıt tutun. Tarih, saat, ne konuşulduğu. Bu bir dedikodu değil, hukuki süreç için gereken bir not.

4. Kurumları devreye sokun. ALO 183, belediyelerin ALO 183 hattı, kadın destek merkezleri. Sivil toplum kuruluşlarının telefonları da ulaşılabilir durumdadır.

Burada bir uyarı gerekiyor: Tehdit altındaki birini korumak, faili kışkırtmamak gerekir. Yazılı mesajla destek verin, yüz yüze gelmeyin. Gerekiyorsa tanımadığınız bir aracı kullanın.

Erkekler için de bir not

Bu yazıyı okuyanların bir kısmı kadın, bir kısmı erkek. Size ayrı bir bölüm ayırmak gerekiyor.

Erkek olmak, şiddete meşruiyet kazandırmaz. Argümanın “beni sinir etti” ya da “eğitim eksikliği” olması davranışı açıklamaz, sadece erteler. Bir erkeğin sinirlenmesiyle hızlı yemesi arasındaki fark, uyguladığı şeydir. Yemek, uyur, düşünür, erteler. Bu dört kelime, davranışsal bir programdır ve hiçbiri kadın olmakla ilgili değildir.

Yanında yaşadığınız bir kadın şiddete maruz kalıyorsa ve siz erkekyseniz, sessiz kalmak da bir tercihtir. Genellikle susmak daha az acı verici görünür. Değildir.

Kısaca: ne yapılmalı?

Mağdursanız: ALO 183 ilk numara. Güvli bir yer, telefonunuzun kontrol edilmediğinden emin olun, belgeleri yedekleyin.

Yakınınız şiddete maruz kalıyorsa: Yargılamayın, barınmaya yer açın, kayıt tutun, kurumlara yönlendirin.

Tanıksanız: Kayıt tutmak, bir an bile olsa sizi suçlayacağınızı sanmayın. Kayıt tutmak suç değildir; kayıt tutmamak ise, sonradan telafi edilemeyecek bir boşluğa yol açar.

Bu yazı bilgi amaçlıdır. Somut bir durumda yaşanıyorsa, hukuki süreç için bir avukata ve sosyal hizmet uzmanına başvurulmalıdır. Aile ile ilgili diğer yazılarımızı da kayınlık ilişkileri ve kişisel güvenlik başlıklarında topladık.

İlgili Makaleler

EvEv Eşyası Nasıl Seçilir? Pratik Satın Alma RehberiEvEv Dekorasyon Fikirleri: Bütçeye Göre Pratik RehberYüzmeYüzme Nedir ve Nasıl Öğrenilir?ÖğrenciÖğrenci Motivasyonu Nasıl Artar? Veliler ve Öğretmenler İçin

Sanalsinif.net kurucusu ve editörü. Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu. 2008 yılından bu yana eğitim, teknoloji, bilim ve kültür konularında Türkçe içerik üretiyor.

Yorum gönder