Bencillik Etiği

Loş bir kütüphanede eski kitaplar

Bencillik Etiği

Bencillik, insanın en eski zaaflarından biridir ve en az fark edilenlerinden. Çünkü bencilliğe sahip olan kişi bunu bencillik olarak görmez; kendini haklı, meraklı ya da yalnız hisseder.

Bu yazıda bencilliğin ne olduğunu, psikolojik kökenini, ilişkilerdeki etkisini ve bu alışkanlıktan çıkmanın gerçekçi yollarını ele alıyoruz. Yazı genel bir değerlendirmedir; kişisel terapi ihtiyacı olanlar için uzman desteği gerekir.

Bencillik nedir?

Bencillik, başkasının iyiliğini kendi iyiliğinden daha az önemli sayma eğilimidir. Kıskançlıkla karıştırılır ama aynı şey değildir.

Kıskançlık. Başkasının sahip olduğu bir şeyi istemektir. Somut bir nesne, statü veya kişi üzerinden tanımlanır.

Bencillik. Başkasının başarısının kendi başarısından daha değerli olduğunu düşünme eğilimidir. Nesne üzerinden değil, benlik üzerinden tanımlanır.

Benim tespitim şu: “Ben de istiyorum” cümlesi bencilliği anlatmaz. “Onun başarması benim başarısımdan daha önemli” cümlesi anlatır. İkisi arasındaki fark, bencilliğin gerçek tanımıdır.

Bencillik neden ortaya çıkar?

Modern psikoloji bencilliği genellikle benlik düzenlemesi sorunu olarak ele alır. Yani ego kaynaklı bir savunma mekanizmasıdır.

1. Yetersizlik hissi. Kendini başkasıyla kıyaslayan kişi yetersiz hisseder. Başkasının başarısı bu açığı kapatmak için tehdit algılanır.

2. Değersiz hissi. “Ben sevilmek için yeterli değilim” düşüncesi kıskançlığı besler. Başkasının ilgilenmesi, kendi değersizliğinin kanıtı gibi okunur.

3. Güvensizlik. İlişkilerin sürmeyeceğinden korkmak, kontrol ihtiyacını artırır. Başkasının başkasıyla mutlu olması tehdit olarak yorumlanır.

4. Geçmiş yaralanmalar. Çocuklukta sürekli kıyaslanma veya değersiz hissettirilme alışkanlığı yaratır. Bu alışkanlık yetişkinlikte kendiliğinden tekrarlanır.

5. Sahiplenme düşüncesi. “O benim eşim/arkadaşım, başkasının olmamalı” anlayışı. İlişkiyi sahiplenme ile sevme karıştırılır.

Bencilliğin belirtileri

Erken fark edilmesi gereken davranışlar var. Çoğu kişi bunu bilinçli olarak yapmaz.

  • Kıyaslama. “Ben olsam daha iyi yapardım” cümlesi sık tekrarlanır.
  • Başarı küçümseme. “Sağlamış, tesadüf” demek yaygındır.
  • Ödül bekleme. Her yardımdan sonra karşılık beklenir.
  • İlişkide denetim. “Nerede kaldın, kiminle konuştun” soruları sıklaşır.
  • Sessiz cezalandırma. Kıskançlık yerine mesafe konur, soğukluk yaşatılır.
  • Başkasının mutluluğunu duyurmama. Güzel haberler hemen sorgulanır.

En ince nokta: Bencillik çoğu zaman ilgi gösteri gibi görünür. “Senin işini nasıl yaptın, şöyle yapamaz mısın?” cümlesi iyi niyetli olabilir ama sürekli tekrarlanırsa eleştiridir.

İlişkilerde ne yapıyor?

Bencillik en çok yakın ilişkilerde yıkıcıdır. Çünkü sürekli tehdit algılandığında güven temeli çöker.

Sözel belirti. Karşı tarafın başarısı küçümsenir ya da alınır. “Neymiş, bir de o yapmış” cümlesi tipiktir.

Davranışsal belirti. Kontrol artar, esneklik azalır. Partnerin planlarını sorgulamak, ortak arkadaş çevresini kıskanmak.

İçsel belirti. Sürekli karşılaştırma ve öz değer düşüklüğü. Başkasının haberi geldiğinde iç rahatsızlık.

Sonuç: İlişki yavaş yavaş yarış alanına dönüşür. Aşk değil, kıyas değeri kazanır. Bu noktadan sonra hiçbir şey yeterli olmaz.

Pratik bir örnek: Sınavda daha yüksek not alan arkadaşın mutluluğuna gerçekten sevinebilen kişi, ilişkilerinde çok daha rahat bir noktaya gelir. Çünkü kıyaslamadığında başkasının başarısı tehdit değildir.

Bencillikten çıkmanın yolları

Bu alışkanlık yıllar içinde oluşmuştur; aynı hızda çözülmez. Ama küçük ve tutarlı adımlar işe yarar.

1. Adını doğru koymak. Yapılan şeyi bencillik olarak isimlendirmek, kontrolü kolaylaştırır. “Şu anda kıskanıyorum” demek, “Onun işi beni rahatsız ediyor” demekten daha güçlüdür.

2. Kıyası bırakmak. Kendinizi başkasının ölçütüyle değil kendi ölçütünüzle değerlendirin. “O kaç saat çalıştı?” yerine “Ben hedefime ne kadar yaklaştım?” sorusu.

3. Sınır koymak. “Şimdi bunu konuşmam iyi olmaz, yarın konuşalım” diyebilmek. Duygusal anda hemen konuşmak yerine erteleme, ilişkiyi korur.

4. Övgüyü öğrenmek. Karşı tarafın başarısını gönülden tebrik etmek. “Güzel iş çıkarmışsın” demek küçük ama etkili bir adımdır.

5. Kendi değerini içeriden kurmak. Başkasının onayına bağımlı değil, öz kabul üzerinden ilerlemek. Bu zaman alır; sabır gerektirir.

6. Gerektiğinde profesyonel destek. Bencillik derin bir çatışma örüntüsüyse terapi işe yarar. Bunu itiraz etmek gerekmez.

Dürüst bir not: Bencilliğe karşı kazanılan bir savaş yok. Ama farkındalık, gerçek bir dönüşüm noktesidir. İstediğiniz şeyi her istediğiniz zaman istemek gerçekçi değil; ama istemediğiniz bir tepkiyi yönetebilmek mümkündür.

Sık yapılan hatalar

1. Kıskançlık sevginin işaretidir. Kısmen doğru. İlgi göstergesi olabilir ama sağlıklı ölçüde değildir. İlgisizlik de sevginin yokluğu değildir.

2. Bencillik irade meselesidir. Kısmen. Bazı boyutları irade ile sınırlıdır. Ama kökeni çoğu zaman alışkanlık ve öz değer meselesidir.

3. Kıskanç eşi düzeltmek gerekir. Yanlış bir yaklaşım. İnsan değiştirilmez; alışkanlıklar farkındalıkla değişir. Suçlayarak başarı gelmez.

4. Mutluluk herkesten alınmalıdır. Yanlış. Mutluluk içeriden üretilir. Başkasının mutluluğunu paylaşmak isteyen kişiler de mutlu olur.

5. Bencil insanlar mutsuz yaşar. Doğru. Bencillik genellikle uzun vadede ilişki kaybına yol açar. Kısa vadede rahatlama getirebilir.

6. Çocukluktan kıskanç değil. Yanlış. Çocuklar da kıyaslar; alışkanlık burada başlar. Ebeveyn tutumu belirleyicidir.

Kısaca: bencillik etiği

Bencillik, başkasının iyiliğini kendi iyiliğinden daha az önemli sayma eğilimidir. Kıskançlığın benlik üzerinden kurulmuş hâlidir.

Pratik özet: Adını doğru koyun, kıyası bırakın, duygusal anları erteleyin ve övgüyü öğrenin. Bu alışkanlık yıllar içinde kuruldu; onu yıllar içinde sökmek gerekir, ama ilk adım küçük bir farkındalık.

Bu yazıda bencilliği ele aldık. Felsefi boyutu için bilgi felsefesi yazımıza bakabilirsiniz. Kişisel gelişim başlıkları için hayattaki beklentiler başlığı ilgili olabilir.

İlgili Makaleler

Atatürk’ünAtatürk’ün Gençliğe Hitabesi%100%100 Düşünce Gücü ve Bellek Geliştirme – Kişisel GelişimZihinselZihinsel Engelli Çocuklarda Beden EğitimiBilgiBilgi Felsefesi

Sanalsinif.net kurucusu ve editörü. Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu. 2008 yılından bu yana eğitim, teknoloji, bilim ve kültür konularında Türkçe içerik üretiyor.

Yorum gönder