Açık Öğretim Fakültesi Dikey Geçiş Bölümleri
Açıköğretim fakültelerine dikey geçiş, önce bir ön lisans programını bitirip ardından lisans programına geçme yoludur. İşin zor kısmı süreç değil, kuralların her yıl değişebilmesi. Aşağıdaki bilgiler genel çerçeveyi anlatıyor; başvuru yapacaksanız o yılın ÖSYM kılavuzu şart.
Dikey geçiş nasıl işliyor
Sistem iki aşamalı. Birinci aşamada ÖSYM tarafından düzenlenen Dikey Geçiş Sınavı yapılıyor. Sınav sonunda yerleştirilen adaylar, ön lisanslarını tamamladıkları yükseköğretim kurumundan veya devlet üniversitelerinin lisans programlarından birine yerleştiriliyor.
İkinci aşama şartnamedir: Adayın ön lisans diplomasını almış olması gerekiyor. Yani sınavı geçmek tek başına yetmiyor; diploma aynı yıl içinde alınmış olmalı. Bu şart nedeniyle, sınavı geçip aynı yıl mezun olamayan aday yerleştirilmiş olsa bile kaydı yapamıyor. Bu sınavı AÇIKÖĞRETİM ön lisans mezunları da veriyor.
Açıköğretimde hangi programlar var
Açıköğretim üniversitelerinde dikey geçişe açılan programlar her yıl değişebiliyor. Bazı lisans programları kontenjan açmıyor, bazıları açıyor. Açıköğretim lisans programları arasında işletme, iktisat, hukuk, sosyal hizmetler, ilköğretim ve özel eğitim gibi alanlar yer alabiliyor; ancak hangisinin o yıl açık olduğunu ancak ÖSYM kılavuzundan öğrenebilirsiniz.
Bir noktayı ayrıca belirtmek gerekiyor: Açıköğretim ön lisans programlarından gelen adaylar için kontenjanlar genellikle ayrı ve daha dar tutuluyor. Bu, rekabetin ön lisans genelinden daha yüksek olduğu anlamına geliyor. Yüksek not ortalamasına sahip bir adayın açıköğretim ön lisansından gelmesi, farklı bir ön lisans programından gelmesinden daha avantajlı olabiliyor.
Kimler başvurabilir
Başvuru için genel olarak şu şartlar aranıyor: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, ön lisans programını tamamlamış olmak ve belirlenen yaş sınırına uymak. Bazı programlar için sağlık raporu şartı olabiliyor; özellikle öğretmenlik ve sağlıkla ilgili programlarda bu yaygın.
Açıköğretim üniversitelerinin lisans programları için genelde bir süre sınırı aranmaz; ancak bazı özel okulların aksine devlet Açıköğretim üniversitelerinde yaş sınırı genellikle uygulanmaz. Yine de şartnamede değişiklik yapılabiliyor.
Başvuru süreci nasıl ilerliyor
Sınav kayıt işlemi ÖSYM üzerinden yapılıyor. Sonuç açıklandığında adaylar tercih bildiriyorlar; tercih sırası puanın başarı sıralamasını belirliyor. Yerleştirme sonucu kesinleştikten sonra kayıt işlemleri ilgili üniversitenin ÖSYM şubesinden yapılıyor.
Açıköğretim üniversitelerinde kayıt için genelde ön lisans diplomasının aslı ya da onaylı kopyası, askerlik durumu belgesi ve kimlik isteniyor. Yerleştirdikten sonra belirli bir süre içinde kaydını yaptırmamak hakkın düşmesine yol açıyor; süreler şartnamede belirtiliyor.
Sık yapılan hatalar
En yaygın hata, diploma tarihinin geciktiğini fark etmemek. DGS kılavuzunda diploma alım süresine dair bir hüküm bulunuyor; bu tarihi kaçıran aday yerleştirmeyi kaybedebiliyor. İkinci yaygın hata, ön lisans not ortalamasını yanlış bildirmek. ÖSYM, not ortalamasını belgelendirilmesini istiyor; eksik belge başvuruyu geciktiriyor.
Üçüncü hata, tercihlerin sayısını eksik doldurmak. Boş bırakılan tercihler değerlendirmeye girmiyor; sıralamanın sonunda kalmak yerine baştan tercih yapmak daha güvenli.
Açıköğretim mi, örgün mü
Bu soru sıkça soruluyor. Açıköğretim lisansının avantajı zaman yönetimi: dersler internet üzerinden, sınavlar belirli merkezlerde. Dezavantajı ise iş gücü piyasasında bazı sektörlerde örgün mezunlara kıyasla dezavantaj olabilmesi. Devlet memuru ilanlarında lisans şartı aranıyor, ancak açıköğretim mezunları da başvuru yapabiliyor.
Bu yüzden kararı verirken sadece programın adına değil, alacağınız işe bakmak gerekiyor. Öğretmenlik ve akademi gibi alanlarda pedagojik formasyon şartları var; mühendislik ve hukuk gibi alanlarda ise uygulama öğrenme ihtiyacı daha yoğun. Bu nedenle açıköğretim özellikle çalışırken tamamlamak isteyenler için mantıklı bir yol olabiliyor.
Kısaca
Dikey geçişin mantığı basit: önce ön lisans diploması, sonra DGS sınavı, ardından yerleştirme. Zor olan kısım kural değil, kuralların değişkenliği. O yılın ÖSYM kılavuzu olmadan verilmiş hiçbir bilgiye güvenmeyin; program açılması, kontenjan ve başvuru şartları yıldan yıla farklılık gösteriyor.
















Yorum gönder