Migren Nedir, Türleri Nelerdir, Neden Sürekli Tekrarlıyor?

Bas agrili kadin yatakta

Migren Nedir, Türleri Nelerdir, Neden Sürekli Tekrarlıyor?

Baş ağrısı deyince çoğu kişi stres yaptım diye geçiştirir. Oysa migren, stresin bir sonucu değil, başlı başına bir hastalıktır ve bazı insanlarda ayda iki-üç kez, bazılarında her hafta tekrarlar. Türkiye’de migren oranı sanıldığından çok daha yüksek; çalışmalar genel erişkin nüfusun yaklaşık yüzde on civarında migren yaşadığını gösteriyor. Kadınlarda erkeklere göre belirgin biçimde fazla.

Bu yazıda migrenin ne olduğunu, türlerini, tetikleyicilerini ve evde neler yapılabileceğini anlatacağım. Bir uyarıyla başlayayım: baş ağrısı şikâyetinin az bir kısmı migrendir ama tehlikelidir. Yazının sonunda hangi durumda mutlaka doktora gitmek gerektiğini ayrıca yazdım.

Migren ile sıradan baş ağrısı arasındaki fark

İkisi de başım ağrıyor cümlesiyle tanımlanır ama mekanizmaları, süreleri ve tedavileri farklıdır.

Sıradan (tansiyon) baş ağrısı genellikle iki taraflıdır, başın önünde ve arkasında sıkışma hissi verir, ışığa ve gürültüye duyarlılığı artırır ama bulantı ön planda değildir. Genellikle birkaç saat içinde geçer. Ağrı kesici ilaçların aşırı kullanımıyla tedaviye dirençli baş ağrısı denen bir tabloya dönüşebilir; bu, ilaçları sık kullanmaktan gelir, tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez.

Migren ise genellikle tek taraflıdır, zonklamak gibi ritmik bir tarzı vardır, hareketle şiddetlenir ve bulantı, kusma, ışık-ses-koku hassasiyeti eşlik eder. Süresi değişkendir: 4-72 saat arasında sürebilir. Migrensiz dönemler vardır; yani her gün başınız ağrımaz, ataklar araya girer.

Migrenin dört temel belirtisi

Migrende görülen belirtiler dört ana başlıkta toplanır ve hepsi her migrende aynı şekilde olmak zorunda değildir.

1. Ağrının özellikleri

Orta şiddette ya da şiddetli, genellikle tek taraflı. Nabızla atan ritmik bir ağrı. Günlük aktivitelerle (yürüyüş, merdiven, eğilme) kötüleşir.

2. Bulantı ve kusma

Çoğu kişide bulantı vardır; bunun bir kısmında kusma olur. Bazı hastalar sadece ışığa bakamıyorum, başım da ağrımıyor diye tarif eder — bu, auditör (görme bozukluğu) denilen görüntü bozulmasıdır ve migrenin en tanınmış eşlikçisidir.

3. Işık ve ses hassasiyeti

Açık bir odaya girmek, TV izlemek, konuşulan yeri takip etmek çok zorlaşır. Karanlık ve sessiz oda arayan hasta sayısı az değildir.

4. Uykusuzluk veya uykululuk

Bazı hastalarda atak öncesinde uykululuk ya da huzursuzluk olur ve atak sabaha karşı uyanarak başlar.

Migren türleri

1. Klasik (büyük) migren: Görüntü bozulması, görme kaybı ya da tek taraflı uyuşma gibi belirtiler atağa önceki bir dönemde eşlik eder. Sonra klasik ağrı gelir. Toplumdaki migrenlerin küçük bir kısmını oluşturur.

2. Yaygın migren: Görüntü veya duyu bozulması olmadan gelen, dünyada en sık görülen tür. Nüfusun büyük çoğunluğu bu tipte.

3. Menstrüel migren: İki nokta üst üste iki ayrı dönemde, çoğunlukla adet öncesi dönemde ortaya çıkan ve menopozdan sonra genellikle kaybolan tip. Hormonal bir tetikleyici olduğunu gösterir.

4. Hemiplegik migren: Kol veya bacakta geçici güçsüzlük, yüzde düşme ya da konuşma güçlüğü yapar. Nadir görülür ama en çok inme sanılan tıptır. Bu tabloyla gelen bir hasta mutlaka acil değerlendirilmelidir; felç ile karıştırılması vakaları vardır.

5. Retinal migren: Tek gözde geçici görme kaybı yapar. Yine nadir ama altta yatan başka bir göz hastalığını ayırmak gerektiği için önemlidir.

6. Buzbaşı migreni: Ani başlangıçlı, birkaç dakikada tepe yapan çok şiddetli ağrı. Yılda çok az görülür ama çok ağır geçer.

Ne zaman tetikleniyor

Migrenin tetikleyicileri kişiden kişiye çok değişir ve en sık görülen durum, hiçbirini tek başına açıklayamadığınız hâlde birden fazlasının bir araya gelmesidir. Sık görülenler:

  • Uyku düzeni değişiklikleri — hafta sonu iki saat fazla uyumak, düzenli uyuyan biri için bile tetikleyicidir. Buna hafta sonu migreni denir ve çok karakteristiktir.
  • Öğün atlamak veya aç kalmak — kan şekeri düşmesi migrende sık tetikleyicidir.
  • Susuzluk
  • Stres veya stresin ani düşmesi — iş stresi bittikten sonraki akşamda gelen ataklar, stres migreni sanılır ama gerçek neden genellikle gerilim düşüşüdür.
  • Belirli gıdalar — herkes için geçerli bir gıda listesi yoktur. Beyaz şeker, kaşar ve kırmızı et, sütlü ürünler, alkol ve kahve sık suçlananlardır ama kişisel tetikleyiciyi ancak kendi günlüğünüzü tutarak bulabilirsiniz.
  • Koku, parfüm, boya kokusu
  • Basınç değişimleri — hava durumu değişimleri
  • Ekranla uzun süre çalışmak ve gözün kısılması

Neden bazen tetikleyicisiz atak geçiyor? Migren genellikle eşiğin üzerine çıkıldığında ortaya çıkar. Sürekli yüksek uyarı halinde yaşayan birinde eşik yükselir, dengesizlik büyür ve sonunda her şey tetikleyebilir. Düzenli uyku, düzenli öğün ve tetikleyicilerin farkında olmak eşiği düşürür.

Atak sırasında ne yapılır

Migren sırasında en büyük hata, ağrıyı geçiştirmek için sık sık ağrı kesici kullanmaktır. Haftada ikiden fazla ağrı kesici alan kişilerde ilaç aşırı kullanımı baş ağrısı gelişir ve zamanla ilaçlar etkisini yitirir.

Atak başladığında işe yarayan bir sıra var:

  1. Karanlık, sessiz, serin bir odaya geçin. Işık ve ses şiddetini azaltmak, ağrı kesicinin etkisini artırır.
  2. Ağrı kesiciyi erken alın. Migrende ağrı tam tepe yaptıktan sonra ilaç işe yaramaz. Ağrı başlar başlamaz almak, sonradan almaktan belirgin biçimde etkilidir.
  3. Kafeini kaçırmayın. Düzenli kafein kullanan kişide atak günü kafeini kesmek, migreni tetikleyebilir. Düzensiz tüketimde ise yoksunluk baş ağrısı yapabilir.
  4. Su için. Bulantı sırasında sık su içmek mideyi rahatsız edebilir; bu durumda buz veya süt gibi soğuk olanları tercih etmek daha iyi tolere edilir.

Uykuluğunuz geldiyse uyuyun. Miras (uykuğu atak) sırasında migren geçmiş olur ve uykudan sonra büyük rahatlama yaşanır.

Ne zaman doktora gitmeli

Bu bölümü özellikle vurgulamak istiyorum. Migren sık bir hastalıktır ama her baş ağrısı migren değildir ve bazı belirtiler başka, daha ciddi bir nedenin işaretidir.

Acil değerlendirme gerektiren durumlar:

  • En kötü baş ağrım aniden başlayan ve saniyeler içinde tepe yapan ağrı
  • Felç belirtileri: yüzde düşme, tek tarafta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görme kaybı
  • Ateş, ense sertliği veya döküntüyle birlikte baş ağrısı
  • 50 yaş üzerinde yeni başlayan baş ağrısı
  • Öksürük, ıkınma, ani hareketle artan ağrı
  • Gebelikte ilk kez ortaya çıkan ağrı
  • Kafa darbesinden sonra başlayan ağrı

Doktora planlı gidebileceğiniz ama yine de gecikmemeniz gereken durumlar: Ayda dört veya daha fazla atak geçiriyorsanız, ataklar ağrı kesiciye rağmen 24 saatten uzun sürüyorsa, yaşamınızı ciddi biçimde etkiliyorsa veya migren öncesi baş dönmesi ya da kısa süreli bilinç bulanıklığı yaşıyorsanız. Bu tablo migren sıklığını azaltma tedavisi gerektirir ve profilaktik tedavi seçenekleri vardır.

Kronikleşen migren

Ayda 15 günden fazla baş ağrısı yaşayan ve bunların üçte ikisinden fazlası migrense buna kronik migren denir. Tedavisi klasik migrenden farklıdır ve tamamen tedavi edilmesi zordur. Kronikleşmenin en bilinen nedenleri sürekli ağrı kesici kullanımı, uyku düzensizliği, depresyon ve anksiyete bozukluğu ile stres artışıdır.

Kronikleşme riski taşıyan kişilerde ağrı kesici kullanım sınırına dikkat etmek, düzenli uyumak ve başka bir nedenle sürekli baş ağrısı yaşıyorsa tedavi etmek en somut adımlardır.

Kısaca

Migren, tek taraflı, hareketle artan, bulantı ve ışık hassasiyetiyle eşlik eden, 4-72 saat süren bir atak hastalığıdır. Görüntü bozulmasının eşlik ettiği klasik tip azınlıkta, yaygın tip ise çoğunluktadır. Tetikleyiciler kişiseldir; düzensiz uyku, aç kalmak ve stresin ani düşüşü en sık görülenlerdir. Atakta en büyük hata sık sık ağrı kesici kullanmaktır; erken alınan ilaç işe yarar, geç alınan çoğu zaman yaramaz. Ani başlayan en kötü baş ağrı veya felç bulguları migren değildir ve acil değerlendirme gerektirir.

Bu makaleyi paylaş
WhatsAppFacebookXLinkedIn

İlgili Makaleler

EnseEnse Ağrısı ve Boyun Fıtığı: Neden Olur, Ne Zaman Ciddidir, Evde Ne YapılırKanKan Grupları ve Rh Faktörü Nedir?TozToz ve Polen Alerjisi: Evde Alerjeni Azaltmanın 8 YoluÇocuklardaÇocuklarda Ateş: Ne Zaman Acil, Ne Zaman Evde Bakım

Sanalsinif.net kurucusu ve editörü. Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu. 2008 yılından bu yana eğitim, teknoloji, bilim ve kültür konularında Türkçe içerik üretiyor.

Yorum gönder