27 Mayıs 1919 Olayları: Saltanat Şurası ve İstanbul

27 Mayıs 1919 Olayları - İstiklal Savaşı Gazetesi

27 Mayıs 1919 Olayları: Saltanat Şurası ve İstanbul

27 Mayıs 1919, İstanbul’da toplanan Saltanat Şurası’nın karar alamadan dağıldığı gündür. İzmir işgal edilmiş, İstanbul kaygılı, Anadolu ise kaynayan durumdaydı. Aynı gün alınan kararlar Türkiye’nin sonraki yolunu belirledi.

Bu yazıda 27 Mayıs 1919’da İstanbul’da neler olduğunu, Saltanat Şurası’nın neden çözüm üretemediğini ve bu haftanın içinde hangi kritik kararların alındığını ele alıyoruz. Aşağıdaki sayfa 1919 tarihli bir İstiklâl Savaşı gazetesinin taranmış görselidir.

27 Mayıs öncesi İstanbul

Bu tarihi anlamanın ön koşulu, İstanbul’un işgal dönemini bilmektir.

13 Kasım 1918. İstanbul işgal altına girdi. Boğaz’a gemiler, şehirde İtilâf ve Yunan bayrakları. İstanbul hükümeti fiilen esirdi.

Bandırma ve Mudanya. İşgal kısa sürede sona erdi. Türk ordusu 12 Mart 1919’da İstanbul’a girdi ve 16 Mart’da İtilâf birlikleri çekildi. İstanbul yeniden kazanıldı ama İzmir iki ay sonra gidecekti.

Yeni hükümet. Mart 1919’da Ali Fethi Okyar, Damat Ferid Paşa ve Mustafa Kemal Paşa’dan oluşan bir hükümet kuruldu. Üçlü birliktelik önemliydi ama aynı zamanda bir uzlaşma arayışıydı.

Şu bir noktaya dikkat çekmek gerekir: 27 Mayıs 1919’da İstanbul hükümeti meşruiyet tartışması sürüyordu. Bu tartışma iki yıl daha sürdü ve Millî Mücadele’in siyasi kırılmasına yol açtı.

Saltanat Şurası toplandı

Şura, Padişah’ın başkanlığında Saray’da toplandı ve karar alamadan dağıldı.

Neden toplandı? İstanbul’un işgalden kurtarılmasının meşruiyet meselesiydi. Saray çevresi, ordunun İstanbul’a girişiyle Mebusların bağımsızlığını kazandığını, dolayısıyla şuranın meşruiyetini yitirdiğini savunuyordu.

Talep. “Milli Meclis” istendi. Talebin mantığı şuydu: Meclis hükümetsiz kalmamalı, meşruiyet halkın temsilcilerine geçmeliydi.

Sonuç. Şura karar alamadan dağıldı. Gazetenin aktardığı ifadeyle “bir karara varılamadı.” Şura, hazırlığı sürdürmek üzere dağıldı.

Dürüst bir değerlendirme şart: Bu dağılma hükümetin güçsüzlüğünü gösterir ama tek başına açıklanmaz. Şura üyelerinin çoğu İstanbul’dan çıkmak istemiyordu ve anlaşmazlık taraflar arasındaydı, tek kişide değil. Bu ayrım önemli: sorunu bir kişiye indirgemek, tarihi basitleştirir.

27 Mayıs’da Avrupa ne diyordu?

Gazetelerin dikkat çektiği cümle, Avrupa’nın niyetini açığa çıkarıyor.

Nafa Nazırı Ferid Bey’in sözü. “Avrupa Türkiye’yi paylaşmak için uğraşıyor.” Bu söz bir köşe görüşü değil, dönemin yaygın izlenimini yansıtır.

Arka plandaki gelişmeler. Paris Konferansı 18 Ocak 1919’da başlamış, İstanbul işgalinin görüşülmesi gündeme gelmişti. İtalyan ve Fransızların İzmir üzerindeki iddiaları, İngilizlerin farklı bir tutumu bu sürecin parçasıydı.

Bu, Türkiye’nin gördüğü tabloydu: Anadolu halkı kendi kendini savunmaya çalışırken, İstanbul hükümeti Avrupa’nin paylaşım planlarına tepki veriyordu. Bu iki farklı tepki biçimi, yıl sonunda tek bir çatışmada birleşti.

27 Mayıs ve sonrası: yol ayrımı

27 Mayıs, henüz hiçbir şeyin kesinleşmediği bir andır. Ama geriye dönüp bakıldığında bu haftanın önemi açıktır.

28 Mayıs 1919. Amasya Genelgesi yayımlandı. Anadolu’daki Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin Milli Meclis adına hareket edeceğini ilan etti. Bu, ilk büyük örgütlenme çağrısıdır.

28-29 Mayıs. Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etti, Damad Ferid Paşa hükümeti kuruldu. Saray çevresi ve İtilâf çoğunluğunun ağırlık taşıdığı bir hükümet. Anadolu ile İstanbul arasındaki uçurum derinleşti.

Haziran 1919. Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu, Kuvâyi Milliye örgütlenmesi hızlandı. İzmir’deki gelişmeler bu süreci hızlandıran etken oldu.

Benim tespitim şu: 27 Mayıs, sonraki yılın en büyük siyati kırılmasının tohumlarını eken gündür. Saltanat Şurası’nın dağılması tek başına sonuç vermedi; ama meşruiyet tartışmasını kesin bir çatışmaya dönüştürdü. Bir yıl sonra aynı meclis, Amasya’da toplanacak ve İstanbul’daki hükümetle yarışacak.

Yanlış bilinenler

1. Saltanat Şurası hükümet meclisidir. Hayır. Saray’da toplanan, meclis üyelerinin de katıldığı bir danışma kuruluydu. Meclis yönetimi tartışmasını çözemediği için toplandı.

2. 27 Mayıs’da Millî Mücadele başladı. Yanlış. Genel kabul 19 Mayıs 1919’dur. 27 Mayıs önemli bir dönüm noktasıdır ama başlangıç değildir.

3. Nafa Nazırı Ferid Bey’in sözü Avrupa’nin resmî görüşüdür. Öyle değil. Bu bir gazete yorumu ve siyasi değerlendirmedir. Avrupa’nın içinde de farklı görüşler vardı; özellikle İngilizlerin tutumu farklıydı.

4. 28 Mayıs’daki hükümet değişikliği Anadolu’yı etkilemedi. Yanlış. Doğrudan etkiledi. Anadolu Müdafaa hareketi tam da bu dönemde hız kazandı.

Kısaca: 27 Mayıs 1919 olayları

Saltanat Şurası’nın karar alamadan dağılması, meclis meşruiyeti tartışmasının kesinleştiği ve Avrupa’nın paylaşım planlarının gündeme geldiği gündür. Bir sonraki gün Amasya Genelgesi yayımlanacaktır.

Pratik özet: 27 Mayıs’ı 19 Mayıs’la karıştırmayın. Biri mücadelenin başlangıç tarihi, diğeri siyasi kırılmanın tohumlarının ektiği gündür.

Bu yazıda 27 Mayıs’ı ele aldık. Bir sonraki günün gelişmeleri için dönemin siyasi arka planı yazımıza bakabilirsiniz. Mücadelenin başlangıcı için İstiklâl Savaşı ve İstiklâl Marşı başlıkları ilgili olabilir.

İlgili Makaleler

2424 Haziran 1919 Olayları: İstiklâl Savaşı GazetesiTarihîTarihî Yazılı Belge Nedir ve Neden Önemlidir?YapayYapay Zeka Çağında Yabancı Dil Öğrenme ve ÇeviriTiyatroTiyatro Türleri ve Türk Tiyatrosunun Geleneği

Sanalsinif.net kurucusu ve editörü. Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu. 2008 yılından bu yana eğitim, teknoloji, bilim ve kültür konularında Türkçe içerik üretiyor.

Yorum gönder